Havacılıkta Enerji Dönüşümü

Dünya havacılık endüstrisi toplam insan kaynaklı sera gazı üretiminin %2’sinden sorumlu. Ulaştırma kaynaklı sera gazı üretiminde kara yollarının payı % 74 iken havayolunun payı %12’dir. Uluslararası havacılığın düzenlenmesinden sorumlu BM ajansı olan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) 2013 yılında aldığı kararla, “2020’den itibaren karbon nötr büyüme” hedefini belirlemiştir. Bunu başarmak için oluşturduğu CORSIA planının bu hedefi tutturması pek olası değildir: Muhtemelen bugün ile 2035 arasında uluslararası havacılık kaynaklı emisyonlar ancak yarıya indirilebilecektir.

Bu noktada emisyonları azaltmada en büyük sorumluluk, Ticari havacılık pazarının % 99’unu elinde tutan Airbus ve Boeing uçak üreticilerine düşüyor. Eylül 2020’de Airbus net sıfır emisyonla uçabilen üç yeni uçak planını açıkladı. Bu plan Eylül 2020’de yayınlandı. Airbus, bu uçaklardan ilkini 2035 yılına kadar hizmete almayı hedefliyor. Uçak konseptlerinin her biri Hidrojen yakıt kaynağıyla çalışıyor. Bu uçaklara ZEROe adını vermişler.

Bununla birlikte Boeing, Hidrojen teknolojisi söz konusu olduğunda herhangi bir plana sahip değil. Üretici bir sonraki uçağında sürdürülebilirlik hedefleri ile ilgili diğer seçeneklere bakmayı planlıyor. 2021’in başında firma, 2030 yılına kadar % 100 sürdürülebilir yakıtla uçan ticari uçaklar üretmeye kararlı olduğunu paylaştı. Sürdürülebilir havacılık yakıtları, çok çeşitli hammaddeler tarafından üretilebilir. Buna yenmeyen bitkiler, tarım ve ormancılık atıkları, geri dönüştürülemeyen evsel ve endüstriyel tesis atıkları dahildir. Her şeyden önce kaynaklar mevcut. Ancak bunlardan en iyi şekilde nasıl yararlanılacağını belirlemek oldukça önemli ve bu kaynakların tüm havacılık sektörü için ne kadar süre yeterli olacağı ise tartışmalı bir konudur.

Öyle ya da böyle, havacılık endüstrisini yakın gelecekte önemli değişimler bekliyor. Airbus firmasının hedefi daha vizyoner olsa da, Boeing %100 sürdürülebilir uçuş hedefine daha yakın zamanda ulaşacak görünüyor.